Ana Sayfa Güncel Unutmamak için, tekrar yaşanmaması için…

Unutmamak için, tekrar yaşanmaması için…

Bu ülke, yakın tarihinde ağır bedeller ödedi.
28 Şubat süreci, yalnızca bir tarih değil; toplumun geniş kesimlerinin hafızasında derin izler bırakan, üretimi, emeği, fikri ve gönüllü çalışmayı felce uğratan bir dönem olarak yer aldı.

28 Şubat’ta sadece siyaset değil;
Partiler, vakıflar, dernekler, gönüllü kuruluşlar, eğitim, ticaret, ekonomi ve sivil toplum ağır yara aldı. Toplum adına üretmek isteyen, insan için çalışmak isteyen, iyilik ve dayanışmayı büyütmek isteyen herkes ya duraksadı ya durduruldu. Kimi cezalandırıldı, kimi dışlandı, kimi yıllarını kaybetti.

O günlerde;
eller bağlandı,
kollar indirildi,
gözler kapatıldı.

Tüm sivil toplumun sesi kısıldı. Gönüllülük adeta suç gibi görüldü. Toplum yararına yapılan çalışmalar baskılandı, sindirildi, etkisiz hâle getirildi.

Oysa bugün artık çok net biliyoruz ki;
bir ülkeyi ileriye taşıyan şey düşüncenin çeşitliliği,
üretimin önünün açılması,
çalışkanlığın teşvik edilmesi,
demokrasinin kesintisiz işlemesidir.

Türkiye, maalesef her on yılda bir yaşadığı müdahalelerle;
ya 10 yıl geri gitti,
ya da 10 yıl yerinde saymak zorunda kaldı.

Bu süreçlerde yalnızca siyaset değil;
ekonomi zayıfladı,
ticaret durgunlaştı,
eğitim aksadı,
toplumsal güven sarsıldı.

Dünya gelişmiş ülkeler ilerlerken, biz kendi içimizde enerjimizi tüketmek zorunda kaldık.

En büyük zarar ise belki de şuydu:
Farklı düşünceyi kabullenememek.
Farklılığı zenginlik olarak değil, tehdit olarak görmek.
Tek tip insan anlayışıyla toplumu şekillendirmeye çalışmak.

Askerî müdahaleler,
medyanın yönlendirmeleri,
bürokratik ve aristokratik baskılar…
Bu ülkenin hangi kurumu yara almadı ki?

Bugün geriye dönüp baktığımızda şunu açıkça söylüyoruz:
Bu ülkenin bir daha böyle kesintilere, böyle müdahalelere, böyle karanlık dönemlere tahammülü yoktur.

Çünkü biliyoruz ki;
Türkiye’de çok şey yapılabilir,
Türkiye çok şey üretebilir,
Türkiye çok şey kazandırabilir.

Yeter ki;
Siyasetten ekonomiye ticaretten medyaya her alanda ama her alanda ülke için çalışanlar tehdit olarak görülmesin
Bu anlamda yine gönüllü çalışmaların önü kesilmesin,
sivil toplum baskılanmasın,
iyilik ve dayanışma kriminalize edilmesin,
çalışan, üreten, düşünen insanlar korkutulmasın.

Bizler, sahada çalışan, insan için emek veren, toplumsal faydayı önceleyen gönüllü yapılar olarak şuna inanıyoruz:
Bu ülkenin geleceği; baskıyla değil, özgürlükle,
yasaklarla değil, üretimle,
korkuyla değil, güvenle inşa edilir.

28 Şubat’ı hatırlamak; intikam için değil,
aynı hataların bir daha yaşanmaması içindir.

Demokrasi; sadece sandık değil,
aynı zamanda sivil toplumdur, gönüllülüktür, katılımdır, üretimdir.

Bugün buradan açıkça ifade ediyoruz:
Bu ülkenin bir daha;
çalışmanın,
üretmenin,
gönüllülüğün,
iyiliğin
önü kesilmemelidir.

Geçmişten ders alarak, geleceği inşa etmek zorundayız.

Unutmuyoruz.
Unutturmuyoruz.
Ve bir daha asla yaşanmaması için sorumlulukla çalışmaya devam ediyoruz.

Isparta İyilikte Yarışanlar
Yönetim ve İstişare Kurulu adına