02 TEMMUZ 2021’de alınan karar gereği tasfiye süreci BDDK tarafından ele alınan bahse konu şirketlerin tüm mal varlıklarına ve banka hesaplarına bloke koymak suretiyle el konduğu basın yolu ile açıklanan,Tasarruf Finansman şirketlerinin artık faaliyette bulunamayacağı belirtilen, ‘’ Söz konusu kararlar titizlikle yapılan intibak incelemesi kapsamında Kurumumuzca ulaşılan tespitler ışığında alınmış olup devam eden süreçte tasarruf sahiplerinin hak ve
menfaatlerinin korunması için gerekli tüm işlemler ilgisine göre tasfiye komisyonu ve Kurumumuzca ivedilikle alınacaktır ‘’ bilgisi verilen, ancak 28 Temmuz 2021 günü T.B.M.M. torba kanun görüşmesinde tasfiye sürecine TMSF dahil edilmesi ve tüm iş ve işlemler BDDK dan alınıp TMSF’ ye devredilmesinin ardından ev sahibi olmak isterken mağduriyet yaşayanların belirsizlikler içindeki bekleyişi ise ne yazık ki hala sürüyor.
Halk arasında evim firmaları olarak bilinen faizsiz ev alma, faizsiz taşıt alma gibi isimlerle anılan tasarruf finansman şirketlerinin tasfiye kararı sonrası mağdur durumda kalan üyeleri tarafından haklarını aramak amacıyla kurulan Evim Mağdurları Platformu bugün öğle saatlerinde Kaymakkapı Meydanı’nda yaptıkları basın bildirisi ile seslerini duyurmaya çalıştılar.

Karlı, soğuk havaya rağmen,çoluk çocuk ailece geldikleri meydanda mağduriyetlerinin giderilmesi ,emeklerinin ve alın terlerinin heba edilmemesi için bir araya gelerek seslerini duyurmaya çalışan ve ivedilikle çözüm bekleyen Evim Mağdurları Platformu tarafından açıklanan bildiride ise şu sözlere yer verildi:

Bir memleket düşlüyorduk, üzerinde yaşadığımız bu memleket hayallerimizin elimizden alındığı yer oldu.
Bir memleket düşlüyorduk, üzerinde yaşadığımız bu memleket umutlarımızın yok olduğu yer oldu.
Bir memleket düşlüyorduk, üzerinde yaşadığımız bu memleket elli dört bin kişiden fazla insanın mağdur edildiği yer oldu.
Devleti yöneten kadrolara en gür sedamızla sesleniyoruz “ Beyler devlet yönetiyorsunuz devlet, hangi devletin yönetimi kendi masum, gariban halkını mağdur eder. Sonra kenara çekilip seyir eder. “

2 Temmuz 2021 günü elli dört bin insanın tek bir düzenleme ile bütün alın terine, helal lokmasına el konulduğu gün olarak tarihimizin sayfalarında yerini aldı.k bir imza ile binlerce insanın mağduriyetine sebep olan kadrolarınız bu haklı feryadı duymak zorundadır. Bu yapılan yanlış düzenlemenin hak gaspına sebep olduğu açıkça ortadayken bu durumu görmezden gelmenizde bir o kadar manidardır.
Çünkü, görev verdiğiniz TMSF kurumu milletin hakkını kapalı kasalarına kaldırdı geri iade etmiyor. Elli dört bin insanın alın terini kendi keyfi uygulamaları ile yok ediyor ve vatandaş lehine hiçbir iş yapmıyor.
Aylar oldu, TMSF hep bir sorun yumağı olarak karşımızda duruyorken şimdi de bu kurum sorunun devlet yönetimi kaynaklı olduğunu söylemekten çekinmiyor. Bizler kimsenin tek bir kuruşunu istemiyoruz. Kendi alın terimizin, helal lokmamızın ve bizim olan birikimlerimizin iadesini talep ediyoruz.
Bu memleket binlerce mülteciye kucak açan idarecilere sahipken bizlere, asıl yurttaşlarına neden bu kadar mesafeli olur. Mağduriyetimizi çözecek olan devlet yönetimine kendi teşkilat merkezleri önünden ve seksen bir ilimizden tek nefes ile sesleniyoruz.
Bizler haklıyız ve dahi mağdur değilken mağdur edildik. Bizleri duymadık, görmedik ve bilmiyoruz diyerek yok sayamazsınız. Sorun sadece bizim sorunumuz değil. Bu sorun bir memleket meselesi olarak karşınızda duruyor.
Artık ne bekleyecek gücümüz ne de tahammül edecek sabrımız kalmadı.
Biz biliyoruz devletimiz büyük, devletimiz kudretli ve de hem mağduru korur hem mazlumu kollar. Büyük devlet olmak bunu iktiza ederken bu sorunumuzun acilen çözülmesini talep ediyoruz.”
. İntibak süresi içerisinde herhangi bir faaliyet ve üye yapımı kısıtlamaması olmayışı nedeniyle sisteme binlerle yeni
üyenin alınması.
. Tasfiye kararına yakın zamanda peşinat, organizasyon ücreti ve taksit ödemesi yapan ve sisteme dahil olan üyelerin
kanuni cayma hakkının dahi kullandırılmaması.
. Sözleşme gereği tahsisat alma döneminde olan binlerle üye, uzun dönem ödeme yapan ve katılım payı ile sisteme
dahil olan üyelerin bu birikimlerinin de yok sayılması.
. Alınan tasfiye kararının TMSF süreci içerisinde işlerken hiçbir şekilde kanuni hak arama imkanı bırakılmaması.
. Yıllarca çalışıp alın teri ile birikim yapan mağdur üyelerin hak ve onurunun korunmaması.
. Alınan tasfiye kararı sonucu zor durumda bırakılan mağdur üyelerin içine düşmüş olduğu sosyal açmaz durumu ile aile,
iş ve normal hayat akış olanağının psikolojik açıdan sağlıklı bir biçimde ele alınmayışı.
Nedenlerinden dolayı mağdur edildiklerini ifade eden ve kayıtlara geçmiş olan toplam 53.533 adet tasarruf finansman sözleşmesine sahip mağdur üyeler taleplerini ise şu şekilde dile getirmekte:
1. Alınan tasfiye kararı üyelerin bilgisi dahilinde şeffaf bir biçimde sürdürülmeli gereği ivedilikle yerine
getirilmeli.
2. TMSF kurumu şirketlerin mali yapılarını inceleme sürecini sonuçlandırmalı.
3.Devletimiz alınan tasfiye kararı gereği mağdur üyelerin birikimlerini garanti altına almalı.
4. Tasfiyesine karar verilen şirketlerin üzerine kayıtlı üyelere ait birikimler geciktirilmeden tamamıyla eksiksiz
ödemeli.
5.Tasfiye çalışmalarının gecikmesi ve zaman alması nedeniyle üyelerin kaybının telafisi bakımından devlet
nezdinde gerekirse yasal düzenleme yapılması.
6. Bu süreçlerin T.B.M.M içerisinde bir araştırma komisyonu nezaretinde hak mahrumiyetleri yaşanmaması adına
yapılmalı.







